Cuma gecesi geç yatmanın da etkisiyle zorlukla kalktım yataktan cep telefonumun alarmı çaldığında. Uyanıp yataktan kalktıktan sonrası çok daha rahat oluyor neyseki. Hemen hazırlanıp Kenedi Bey’i de aldım ve doğru Tırtar’a gittik. Avımız genelde rapalaları atıp çekerek geçti. Bir ara kayalara takılan rapalamı alacam diye sağlam bir dalga yedim ve sırılsıklam oldum. Ayakkabılarımın içine kadar giren deniz suyu yüzünden her adım attığımda şap şap ses çıkıyordu. Hasta olurum korkusuyla 1 saat kadar sonra avı bitirdim. Daha sonra Cengiz’de gelmişti ancak o bizden de önce ayrıldı. Ondan biraz sonra da biz ayrıldık av yerinden. Günün hasılatı olarak ben 1 adet turna aldım Kenedi Bey’de 1 adet lüfer...
Tırtar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tırtar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
11 Şubat 2008 Pazartesi
5 Şubat 2008 Salı
27 OCAK 2008 TIRTAR ORGANİZASYONU
Sabah saat 6 ya doğru Tırtar sapağının yakınındaki benzin istasyonunda buluştuk. Ben, iki arkadaşım (Hakan ve Selçuk) ve balıkavı.net’ten Ufukkula, Oxdatity, Guneyli, Hatay33 ve kardeşi (sonradan Avozer ve arkadaşı Mustafa da geldiler). Kısa bir tanışma muhabbetinden sonra arabalara atlayıp Tırtar Marina’ya gittik ve mendireğin güneybatı ucunda kayaların üzerine dizilip başladık avlanmaya. Kimimiz rapalayla kimimiz ragotla kimimiz de karidesle yemli avlandık. Yemle avlanan arkadaşlar güzel mırmır tutmaya başlamışlardı ki maalesef balon balıklarının ortaya çıkmasıyla pekçok iğne denizde ya da balıkların ağzında kaldı. Birkaç tane de balon balığı yakaladılar ama maalesef ben mırmır ya da balonları fotoğraflayamadım. Yaklaşık 1 saatlik boş atçekten sonra ben bir adet palamut aldım fotoğraftaki yeşil renk zargana ile. Başka da balık yapmayınca şansımızı içerde denemeye karar verdik.
Kayaların üzerinde biraz çay keyfi ve muhabbetten sonra geçtik içeriye. Ancak burda da balık yapmayınca bir süre sonra herkes evlerine dağıldı.
Kayaların üzerinde biraz çay keyfi ve muhabbetten sonra geçtik içeriye. Ancak burda da balık yapmayınca bir süre sonra herkes evlerine dağıldı.
18 Aralık 2007 Salı
18 ARALIK 2007
Ton çıktığına dair aldığımız duyum neticesinde sabah erkenden düştük yola. Saat 5 gibi Murat ve Cengiz’i de aldıktan sonra doğru Tırtar Marina’ya gittik. Oraya ulaştığımızda hava hala karanlıktı. Av için kullanacağımız takımları da alarak dış mendireğin üzerinde başladık şansımızı denemeye. Ben üçlü zargana, Cengiz Yozuri marka rapala, Murat ise kaşıkla başladık ava...
Gün ağarırken ilk balığı ben aldım ve benden kısa bir süre sonra da Cengiz. Orta büyüklükte birer turna. Bu arada kayalıkların üzeri de giderek kalabalıklaşmaya başladı. Biz ilk gittiğimize bizden başka sadece üç kişi daha vardı ancak daha sonra bu sayı onu geçti. Gün ağardıktan kısa bir süre sonra yanımızdakiler ilk tonu aldı sonra bir tane daha sonra bir tane daha. Bu arada Cengiz ile Murat’ta zarganaya döndüler. Kısa bir süre sonra benim oltama oldukça güçlü bir balık asıldı. Biraz çektim sonra balık biraz çekti sonra ben çekmeye devam ettim. Bu arada balık benim sağ tarafıma doğru kaydı iyice ve ben kayalara girecek ya da misinayı kestirecek diye oldukça korktum. Bu kez ben sola doğru asıldım ve gücü azalmaya başlayan balıkta sol tarafa yöneldi. Bu fırsatla kıyıya oldukça yaklaştırdım. Kayalara iyice yaklaşınca bunun bir ton olduğuna emin oldum. En azından buralarda ton ya da palamut diyorlar. Son bir güçle biraz daha asılıp kalamayı boşlayan balık daha sonra teslim oldu ve kayaların üzerindeki yerini aldı.
Avdan sonra hepimiz işe gideceği için saat 07:20 gibi avı bırakıp geri döndük Mersin’e. Çok bereketli bir av olmamasına rağmen hepimiz eğlendik ve muhtemelen bizi kısa sürede tekrar aynı yere sürükleyecek heyecanı yaşadık.
Gün ağarırken ilk balığı ben aldım ve benden kısa bir süre sonra da Cengiz. Orta büyüklükte birer turna. Bu arada kayalıkların üzeri de giderek kalabalıklaşmaya başladı. Biz ilk gittiğimize bizden başka sadece üç kişi daha vardı ancak daha sonra bu sayı onu geçti. Gün ağardıktan kısa bir süre sonra yanımızdakiler ilk tonu aldı sonra bir tane daha sonra bir tane daha. Bu arada Cengiz ile Murat’ta zarganaya döndüler. Kısa bir süre sonra benim oltama oldukça güçlü bir balık asıldı. Biraz çektim sonra balık biraz çekti sonra ben çekmeye devam ettim. Bu arada balık benim sağ tarafıma doğru kaydı iyice ve ben kayalara girecek ya da misinayı kestirecek diye oldukça korktum. Bu kez ben sola doğru asıldım ve gücü azalmaya başlayan balıkta sol tarafa yöneldi. Bu fırsatla kıyıya oldukça yaklaştırdım. Kayalara iyice yaklaşınca bunun bir ton olduğuna emin oldum. En azından buralarda ton ya da palamut diyorlar. Son bir güçle biraz daha asılıp kalamayı boşlayan balık daha sonra teslim oldu ve kayaların üzerindeki yerini aldı.
Avdan sonra hepimiz işe gideceği için saat 07:20 gibi avı bırakıp geri döndük Mersin’e. Çok bereketli bir av olmamasına rağmen hepimiz eğlendik ve muhtemelen bizi kısa sürede tekrar aynı yere sürükleyecek heyecanı yaşadık.



Bu da balıklar fırından geldikten sonra (satın alınan ilave turnalarla birlikte):
Etiketler:
orkinos,
Tırtar,
Tirtar,
tombik,
turna,
yazılı orkinos,
yazili orkinos
23 Temmuz 2007 Pazartesi
21 TEMMUZ 2007
21 Temmuz Cumartesi akşam 19:00 civarında yola çıktık Cengiz, Murat ve Tolga ile birlikte. Tolga canlı kurt çıkarmış, ilave yem olarak sardalyalerimiz de hazır olarak gün batımında Tırtar Marina’da kayaların üzerindeydik. Gidişimiz çok ama çok iddialıydı, sabahlama planlarımıza istinaden takımlarımızın yanı sıra yiyecek ve içeceklerle birlikte sanki bir hafta kamp yapmaya gelmiş gibiydik.
Kayaların üzerinde Tolga ve Murat lagos için sardalyaları sererken Cengiz ve ben de kurtlarla şansımızı denemeye başladık. Dibin kum ve taşlık olmasından ötürü çok fazla yedek takım yapma gereksinimi duymamıştık ancak hemen hemen attığımız her olta çekerken kıyıya yakın yerlerde takılıyordu. Ne kadar hızlı çekersek çekelim buna mani olamadık ve bir süre sonra yer değiştirmeye karar verdik. Bu arada sert esen gün doğusu da hiç azalacağa benzemeyince benim umutlarım kararmaya başladı.
Marina’nın uzun mendireğinin ucunda da değişen pek birşey olmadı ve biz yine balık tutmaktan çok olta bağlamakla uğraştık. Durumdan çabucak sıkılan ben pes ederek gece yarısına doğru dönmeye karar verdim. Bu zaman zarfında sadece Murat bir mırmır ve iki küçük sargoz yakalamıştı. Benden sonra diğer üç arkadaş azimle devam etmişler ve hatta sabahta Mersin tarafındakı Marina’da denemişler şanslarını. Neyseki şansları birazcıkta olsa açılmış ve en azından ortaya karışık birşeyler çıkmış ;)
.jpg)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)